İklim Krizi ile Mücadelede Carpe Diem Anında Harekete Geçmenin Önemi
25 Haziran 2026Yaren Sayın
Dünya üzerinde yaşayan her bir canlının küresel iklim değişikliği ile mücadele ettiği bu dönemde; iklim krizinin gittikçe hızlanarak dünyayı mahvetmesini oturduğumuz yerden izlemeye ve sera gazı emisyonları gün geçtikçe katlanarak artan ülkelere göz yummaya daha ne kadar devam edeceğiz? Sera gazları, insanlığın var olduğu günden bu yana, ancak özellikle de Sanayi Devrimi’nden sonra her geçen gün önlem alınamayacak bir hızla yaşadığımız dünyaya zarar vermeye devam ediyor. Sera gazları, güneşten gelen ışınların atmosferden yansıyamaması sebebiyle dünyada sera etkisi yaratan zararlı gazlardır. Sera gazlarından veya zararlı emisyonlardan bahsederken bilimsel çalışmalarda genellikle karbondioksit (CO2) gazı miktarı esas alınır (Çetintaş ve Türköz, 2017, s. 3). Bu zararlı gazların son yıllarda dünyayı geri dönülemez bir uçuruma sürüklemesinin en büyük sebepleri de artan sanayi faaliyetleri ve bu faaliyetleri gerçekleştiren ülkelerdir. Adil ve etkili bir problem çözümü için iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik çalışmalarda statükodaki emisyon oranlarına odaklanılmalıdır.
Statükodaki, yani güncel emisyonlara odaklanmak, mevcut enerji tüketim yapısını sürdürülebilir bir hale getirmede etkili olacaktır. Dünya Enerji Konseyi’nin (2023) raporlarına göre, günümüzde en çok kullanılan enerji kaynağı olan fosil yakıtların yerini yenilenebilir enerji kaynakları alırsa iklim kriziyle mücadelede önemli adımlar atılacaktır. Karbon emisyonlarının kontrol altına alınmasını hedeflemeye yönelik yapılan çalışmalarda tarihsel emisyonlara odaklanmak, son yıllarda emisyon üretiminde başı çeken ülkelerin göz ardı edilmesine sebep olacaktır. İklim krizini çözmek için şu anda en fazla emisyona neden olan ülkeler üzerinde yoğunlaşılması gerekmektedir. Şu anda dünyadaki emisyon salımının %30’unu tek başına üstlenen Çin’in bu zararlı faaliyetleri 1980’li yıllardan sonra hızlanmış ve dünyadaki konumunu birinci sıraya çıkarmıştır (Sosyal Ekonomi, 2021). Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi’nin (CREA) baş analisti Lauri Myllyvirta’nın (2023) verilerine göre, Çin’in emisyon oranı ABD’nin yaklaşık üç katıdır. Aynı şekilde Hindistan, Suudi Arabistan, Rusya ve Brezilya gibi günümüzde büyük emisyon salımına neden olan ülkelerin bu hızla devam etmeleri, gelecekte çok daha büyük bir krizle karşı karşıya kalmamıza neden olacaktır (Topallı, 2016). Geçmişte ABD’nin kümülatif tarihsel salımı diğer ülkelerden fazla olsa da son yıllarda dünyada emisyon salımına ABD’den daha fazla sebep olan ülkeler varken bugünün Amerikalılarını geçmişin emisyonlarının bedelini ödemeye zorlamak, adil ve sürdürülebilir bir çözüm değildir.
Günümüzdeki ülkeler, emisyonların en büyük kaynaklarına odaklanmak ve dünyayı daha kötü bir hale getirmeden bu oranları en aza indirmek zorundadır. Devletlerin emisyon oranlarını azaltmak ve dünyaya verilen zararı önlemek için bir araya gelip imzaladıkları iklim anlaşmaları vardır. Bu anlaşmalardan biri olan Paris Anlaşması, 2016’da yürürlüğe hissetmiş uluslararası bir iklim anlaşmasıdır. Anlaşma kapsamında, her 5 yılda bir dünyadaki emisyonlar incelenerek fosil yakıt kullanımı gibi atmosfere verilen zararla ilgili atılacak adımlara karşı çözümler belirlenir (UNFCCC, 2016). Bu anlaşmanın ele aldığı önemli emisyon kaynaklarından biri de ormanların yok edilmesidir. Küresel iklim değişikliğinin en önemli kaynağı; CO2 emisyonuna yol açan kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtların yakılmasıdır (Günay ve Hacıyakupoğlu, 2023, s. 374). Fosil yakıtların yanı sıra tarım alanlarını genişletmek amacıyla ormanların yakılması da atmosferdeki CO2 emisyonunun yaklaşık %20’sinden sorumludur (Aksay vd., 2005, ss. 38-39). Bu oranın bu kadar yüksek olduğu bir dönemde, ormansızlaştırma faaliyetlerini son yıllarda en fazla yapan ülke Amazon Ormanları’nın %60’ını barındıran Brezilya’dır. Emisyon salımı ile mücadele için Brezilya da Paris Anlaşması’na imza atan ülkelerden biri olsa da 2020 yılında İnsan Hakları İzleme Örgütü, Brezilya’daki ormansızlaşma ve doğal yaşam alanı tahribatının %94’ünün yasa dışı olabileceğini belirtmiştir. Bu durum, günümüzdeki en önemli emisyon kaynağının sadece fosil yakıtların yakılması olmadığını, ormansızlaştırma faaliyetlerine de kararlılıkla karşı gelinmesi gerektiğini göstermektedir.
İklim krizinin çözümüne yönelik yapılan çalışmalarda güncel emisyon oranlarına bakmak, maddi kaynak ve zaman kazanmak açısından daha etkilidir. Tarihsel sorumluluklara bakarak vakit kaybetmek ve bazı ülkelerin geleceği kurtarmak için bulundukları mevcut durumdan daha az sorumluluk alması adil olmayacaktır. Aynı zamanda bu yaklaşım, bugünün ve yarının sorunlarını çözmekte yetersiz kalır. Günümüzdeki en büyük emisyon kaynaklarının göz ardı edilmesi gerçek çözümlerin geciktirilmesine sebep olacaktır; ancak şu anda dünyanın içinde bulunduğu küresel iklim krizi koşullarında böyle bir vaktimiz yoktur.
Kaynakça
Aksay, C., Ketenoğlu, C. ve Kurt, O. (2005). Küresel ısınma ve iklim değişikliği. Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, (1), 29-41. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/214946
BBC Türkçe. (2020, 7 Temmuz). Dünyadaki en büyük karbon salıcıları 5 ülke. https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-55139946
BBC Türkçe. (2021, 29 Ekim). Brezilya’da ormansızlaşma artarken, karbon emisyonları da yükseldi. https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-59147272
Çetintaş, H. ve Türköz, K. (2017). İklim değişikliği ile mücadelede karbon piyasalarının rolü. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, (51), 1-18. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/852322
Dünya Enerji Konseyi. (2023, 24 Şubat). Fosil yakıt operasyonlarından kaynaklanan metan emisyonlarının azaltılması – Rapor özeti. Dünya Enerji Konseyi Türkiye. https://dunyaenerji.org.tr/fosil-yakit-operasyonlarindan-kaynaklanan-metan-emisyonlarinin-azaltilmasi-raporu-ozeti/
Euronews. (2018, 3 Eylül). Dünyayı en çok hangi ülkeler kirletiyor? Türkiye kaçıncı sırada? https://tr.euronews.com/2018/09/03/dunyayi-en-cok-hangi-ulkeler-kirletiyor-turkiye-kacinci-sirada-
Güllü, M. ve Bayraç, H. (2017). Biyoyakıt üretimi, karbon emisyonu ve ekonomik büyüme ilişkisi: Amerika, Brezilya ve Almanya örnekleri. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İİBF Dergisi, 12(3), 25-42. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/438370
Günay, G. ve Hacıyakupoğlu, S. (2023). İklim değişikliğinin kronolojik analizi ve nükleer enerjiye bir bakış. Doğal Afetler ve Çevre Dergisi, 9(2), 367-377. https://dacd.artvin.edu.tr/tr/download/article-file/2774983
Koç, M. ve Ruşen, S. (2019). Enerji tüketim ve CO2 salınım değerlerinin analizi: Bir gıda fabrikası örneği. Avrupa Bilim ve Teknoloji Dergisi, (17), 541-550. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/940042
Myllyvirta, L. (2023, 15 Aralık). China energy and emissions trends: December 2023 snapshot. Centre for Research on Energy and Clean Air. https://energyandcleanair.org/china-energy-and-emissions-trends-december-2023-snapshot/ Semtrio. (t.y.). Karbon (CO2) emisyonu nedir? https://www.semtrio.com/blog/karbon-co2-emisyonu-nedir
Sosyal Ekonomi. (2021, 1 Kasım). Tarihsel karbon emisyonları. https://sosyalekonomi.org/tarihsel-karbon-emisyonlari/
Topallı, N. (2016). CO₂ emisyonu ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki: Hindistan, Çin, Brezilya ve Güney Afrika için panel veri analizi. Çankırı Karatekin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 6(1), 427-447. https://arastirmax.com/en/system/files/dergiler/65305/makaleler/6/1/arastirmax-co2-emisyonu-ekonomik-buyume-arasindaki-iliski-hindistan-cin-brezilya-guney-afrika-icin-panel-veri-analizi.pdf
UNFCCC. (2016). The Paris Agreement. United Nations Framework Convention on Climate Change. https://unfccc.int/process-and-meetings/the-paris-agreement
Yeşil Büyüme. (2024, 12 Ocak). Yeşil büyüme haftalık bülten 90. https://bulten.yesilbuyume.org/p/yeil-byme-haftalk-blten90
Zorlu Enerji. (t.y.). İklim kriziyle mücadelede karbon emisyonlarının azaltılması yetersiz. Akıllı Hayat 2030. https://www.zorlu.com.tr/akillihayat2030/yazilar/iklim-kriziyle-mucadelede-karbon-emisyonlarinin-azaltilmasi-yetersiz
